24 Mart 2013
20 Aralık 2012
the jezabels
2008 sonu - 2009 başında sıkça takip ettiğim, her türlü albüm/yeni müzik ihtiyacımı karşıladığım bir blog vardı. sonra tabii o kadar iyi ve yeni albümü paylaşması müzik şirketlerinin dikkatini çekti ve kaldırıldı. sahibi sonradan başka bir server'da, password uygulamasıyla blogu ayakta tutmaya çalıştı ama nafile. ne o yeni server, ne de o paylaşımın yarattığı his müzik şirketlerinin müdahalesi yüzünden eskisi gibi olabildi.
linklerin altına pek albüm yorumu yapmayan, wikipedia'da bulunan türden genel bilgiler veren bir blogtu, ancak albüm kapaklarını mutlaka postlarına eklerdi. sanırım belli bir müzik müzik zevkine hitap etmesinin (ve de tabi ki linklerinin) dışında da en büyük albenisi buydu bu blogun. tanımadığınız, ama adını orada burada duyduğunuz, bazen onu bile duymadığınız gruplar albüm kapakları ile ulaşıyorlardı size. o blog sağ olsun, albüm kapakları sayesinde birçok grup tanıdım. (ha bir albümün kapağı içeriğini ne kadar temsil eder, o da çok mantıklı ve üzerine konuşulması gereken bir soru tabi ki ama bu yazının konusu o değil.) hala bir müzik-markette gezip kendi kendinize yeni bir şeyler keşfedebilmenin tadını sanal da olsa yaşatabilmesi açısından böyle bloglar, siteler, ya da durumlar hoşuma gidiyor. the jezabels'i de böyle tanıdım örneğin, sadece kapak görsellerinden yani. şunların güzelliğine bakar mısınız? ve de itiraf edin, grubu merak ettirmedi mi size de? :)
linklerin altına pek albüm yorumu yapmayan, wikipedia'da bulunan türden genel bilgiler veren bir blogtu, ancak albüm kapaklarını mutlaka postlarına eklerdi. sanırım belli bir müzik müzik zevkine hitap etmesinin (ve de tabi ki linklerinin) dışında da en büyük albenisi buydu bu blogun. tanımadığınız, ama adını orada burada duyduğunuz, bazen onu bile duymadığınız gruplar albüm kapakları ile ulaşıyorlardı size. o blog sağ olsun, albüm kapakları sayesinde birçok grup tanıdım. (ha bir albümün kapağı içeriğini ne kadar temsil eder, o da çok mantıklı ve üzerine konuşulması gereken bir soru tabi ki ama bu yazının konusu o değil.) hala bir müzik-markette gezip kendi kendinize yeni bir şeyler keşfedebilmenin tadını sanal da olsa yaşatabilmesi açısından böyle bloglar, siteler, ya da durumlar hoşuma gidiyor. the jezabels'i de böyle tanıdım örneğin, sadece kapak görsellerinden yani. şunların güzelliğine bakar mısınız? ve de itiraf edin, grubu merak ettirmedi mi size de? :)
11 Aralık 2012
29 Kasım 2012
sibylle baier
birinin yerine başkasını koymak ne kadar da kolay. sen yoksan, uzaktaysan yakındaki var. yaşı aynı, yüzü benzer... anlattıklarını saklıyorum aklımın köşelerine, yakındakilerden gönlüme göre olanını seçerken onlardan feyz alıyorum. tutturuyorum da biliyor musun? neredeyse sen! neredeyse.. artık aklıma bile gelmiyor. umarım senin için de bu kadar kolaydır. değilse de üzülme, zamanla kolaylaşır.
18 Kasım 2012
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






