değişmek üzerine çok düşündüğüm, örneklerini görüp (çoğunlukla) iyi anlamda şaşırdığım bir dönemden geçiyorum uzun zamandır. (buna "yaşlanmak" da diyoruz.) mesela bu blogu uzun bir süredir okuyan var ise şayet (sahi var mı? :) ) şu an şunları yazan insanla bu blogu 2008'de açan insan, aynı insan değil. abartıyorum elbette, ama hatta daha ileri gidip şunu bile söyleyebilirim, bu senenin başında yazdığım üç satırlık yazıdaki insanı (kendimi) bile kendimde yakalayamıyorum şu an. o gitmiş, geçmiş, hatırlayınca şaşırtıyor. "sahi ya" diyorum, "öyle bir şey vardı, değil mi? öyle biri vardı, değil mi?"
ben kendimde "eski"yi bu kadar yakalayamazken eskileri bu kadar koyduğum yerde bulmak ise başka bir şaşkınlık konusu. çevremizdekiler için bu kadar tahmin edilebilir miyiz cidden? şu yazdıklarımı okuyup bana dair puzzle'ına uygun bir parça daha bulmuş gibi hissedenler var mı aranızda? :) değiştiğimiz, geliştiğimiz ve ilerlediğimizi düşünerek kendimizi mi kandırıyoruz?
cevap ne olursa olsun dışardan baktığımda gelişmediklerini, yani değişmediklerini gördüklerim eskiler, iyi ki eskiler, iyi ki yoklar. yenilere (eskiyene kadar!) ve de yerlerini beğendiğim daimilere de her zaman kollarım açık.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 comments:
Yorum Gönder